3 kasım 2011 de Beyazıt Meydanında YÖK ''üniversitelerden öğrenciler'' tarafından protesto edildi.
30 yıl önce 12 eylül darbesi ürünü YÖK üniversiteleri şirketleştirmeye; öğrencileride sadece korkuyla değil, ÖGB ile ,soruşturmalarla, YEK kartla, zorunlu banka müşteriliğiyle, ders başına harç ücretiyle topluma ve kendine yabancılaştırmaya çalışmıştır. Geleceksizlik kaygısı üzerinden öğrencileri birbiriyle yarıştırmaya, bencilleştirmeye , yardımlaşmayı ve dayanışmayı yıkmaya çalışmıştır. Fakat 23 ekimden sonra üniversitelerimize uğrayanlar, DAYANIŞMAYI ve kararlığı gördüler. Bugün üniversiteliler Van'la sürekli dayanışabilmek için biraraya geliyor. Okullardan kalkan kamyonlarla öğrenciler Van'a gidiyor, köyleri dolaşıyor. Öğrenciler koli koli, torba torba sadece Van'ın değil, üniversiteninde geleceğini kuruyor.
Deprem vergilerini ''torbalara'' koyup kendilerine yol yapan AKP hükümeti ve üniversiteleri şirketleştirmeye çalışan YÖK'ün toplum ile üniversitelilerin arasına kurmaya çalıştığı seti bu günlerde yardım kolileri, üniversitelerden hep birlikte Van'a gitmeye devam eden öğrenciler ve tüm üniversitelerden yükselen Van'daki depremden etkilenen öğrencilere burs talebi yıkıyor.
Şimdi biz öğrenciler reklamlara, korkaklıklara, tokilere, duble yollara, AKP'nin vergi adında soygunlarına, baskılarına karşı;
Banka-kimlik kartına, Bomonti AVM’lere, ÖGBlere, “teröriste gidiyor” diyerek yardımlara taş koyan Bahçeşehir tarzı rektörlere, eğrilmiş ve tehlike çanı çalmaya başlamış not sistemlerine, işi tamamen ticarete döküp ders başına almayı planladıkları harçlara karşı;
23 Ekim 2011’den beri, hatta ve hatta harçlara karşı sesimizin en yüksek çıktığı 6 Kasım 1996’dan beri, hatta ve hatta YÖK’ün kurulduğu 6 Kasım 1981’den, öğrencilerin üstüne bomba atılan 16 Mart 1977’den, 1968’lerden, 1933’lerden beri tek derdimiz ve gayemiz olan dayanışmamızla burada Beyazıt Meydanı’ndayız.
Ve buradan:
AKP'nin bizden aldığı deprem vergilerinin hesabını soracağımıza;
Stüdyo vatanperverlerinin değil dayanışma ve acıyı paylaşmakla gelecek olan barışın sesine kulak vereceğimize;
En son tutuklanan hocamız Büşra Ersanlı ile birlikte yüzlerce arkadaşımızın, hocalarımızın ve binlerce insanın tutuklanmasına, hükümetin bu pervasız cadı avına karşı direneceğimize;
YÖK’ün tayin ettiği ve üniversitelerin ticarileşmesi, öğrencilerin bencilleşmesi için elinden geleni ardına koymayan rektörlerin parayla ve yasayla rehin alınmış bireysel üniversitesinin değil...
Geleceğini dayanışmadan alan özgür ve kamusal bir üniversitenin peşinden gideceğimize...
Söz veriyoruz.
Üniversitede Gelecek Dayanışmayla Gelecek!
Yök kalkacak, polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek
Üniversitede, Van'da DAYANIŞMA her yanda..
ÜNİVERSİTELERDEN ÖĞRENCİLER. (Fotoğraflar eklenecektir)
İSTANBUL ÜNİVERSİTELERİ ÖĞRENCİ DAYANIŞMASI




Post your comment